HEYET Sözcüsü Şeyh Feydi, Halk Devriminin Sebeplerini Anlattı

Şey Feydi, Irak’ta  şuan yaşananların  baskıcı, dışlayıcı ve küçük düşürücü politikalara karşı bir halk devrimi olduğunu vurguladı.

Irak Müslüman Alimler Heyeti resmi sözcüsü Dr. Şeyh Muhammed Beşşar Feydı,  şuan Irak’ta yaşananların Amerikan işgalinden bu yana Irak’ta iş başına gelen hükümetlerin ve özelikle mevcut Maliki hükümetinin izlemiş olduğu baskıcı, ,dışlayıcı ve küçük düşürücü politikalara karşı bir halk devrimi olduğunu vurguladı.

Şeyh Feydi,  Suudi Arabistan  gazetesi Riyad’a verdiği bir mülakatında Maliki hükümetinin yönetime geldiği günden bu yana tüm Irak halkına karşı çok acımasız ve dışlayıcı bir politika izlediğini, Irak toplumunun önemli bir unsuru olan kesime karşı  mezhepsel olarak batkını ve onları dışladığını söyledi.

Şey Feydi,  devrimcilerin gerçekleştirmiş oldukları büyük zafere ve bunu akabinde Ninova şehrinde Maliki yönetimine bağlı askerlerin ve güvenlik güçlerinin dağılmasına dikkat çekerek,  bunun bir anda olmadığını , tam tersine  Irak’ın 16 ilinde  25 Şubat 2011 tarihinde yaşanan barışsal gösterilere karşı Maliki yönetimin ateş açarak, zor kullanarak bastırmasının bir sonucu olduğunu söyledi. Halk devriminin  ilk başlangıcı çok mütevazi bir eylemdi.  Amerikan işgalini karşı direnen Irak halkının amacı,  Irak hükümetine saldırmak değildi, her ne kadar geliş koşullarını kabul etmese de bunu göz ardı ediyordu. Ne var ki, bu hükümetin  zülüm ve kan dökme politikalarını sürdürmesi halk nezdinde bu hükümetin görünen gündeminin dışında başka bir ajandasının olduğu kanaati oluştu. Böylece onunla mücadele etmek meşru bir hale geldi.

Devrimcilerin saflarındaki ölüm ve kayıpların hacmiyle ilgili Irak Müslüman Alimler Heyeti (HEYET) resmi sözcüsü şunları söyledi: Bu savaşta en çok fazla insan kaybından söz edilemez. Zira karşılıklı çatışma çok az gerçekleşti. Hezimet Irak kuvvetlerinin, güvenlik unsurlarının ve milislerin sivil kıyafet giymeleriyle birlikte geldi.  Musul’da Adli Tıp Kurumuna ulaşan cesetlerle ilgili olarak şunları söyledi: Maliki hükümetinin en büyük askeri gurubundan geriye kalan 120 cesetti sadece. Bu cesetlerin büyük çoğunluğu askerlere aitti. Irak kuvvetleri hezimete uğradılar, böylece  silahlarını ve mühimmatlarını bırakıp kaçtılar. Bu şekilde devrimcilerin eline büyük bir ganimet geçti. Bu Maliki hükümetinin felaket düzeyinde ulaştığı en büyük faciasıdır.

İran’ın Irak’a müdahalesiyle ilgili olarak Şeyh Feydi şunları söyledi: İran, bu devrimle birlikte önemli kalelerinden birini kaybetti. Uluslararası politikası bağlamında,  aralarında   nükleer müzakerelerin de bulunduğu  meseleleri,  bu ülkedeki nüfuzu için bir koz olarak kullanması mümkün değildir. İran, halk devrimini başarısız kılmak için Maliki hükümetine elinde geldiği kadar istisnai bir şekilde yardım etmeye devam edecektir. Başkent Bağdat’ın kendi kontrolünde olması için elinden gelen her şeyi yapacaktır. Maliki yönetimin ipleri İran muhafızlar komutanı Kasım Süleyman’a teslim etmiştir.

Irak’ta yaşananlarla ilgili Irak Müslüman Alimler Heyetinin hususunda Feydi şunları söyledi: Heyet, üç tane bildiri yayınlayarak  dışlayıcı ve mezhepçi Maliki yönetimine karış devrimcilerin öncülüğünü yaptığı halk intifadasına karşı tutumunu açıklamıştır. Bir çok Irak şehrinde güvenlik alanında Irak ve Şam İslam Devleti kavramının genelleştirilmesi bu devrimi başarısız kılmayı hedefleyen açık bir süreçtir. Iraklı göstericiler, devrimin kendisidir, ana maddesidir ve onu bağrına basandır. Aynı şekilde Heyet, Kerbela ve Necef’e gitmek için yapılan çağrılara karşı çıkmış ve bunları sorumsuz yapılan çağrılar olarak nitelemiştir.

 

 

Heyetnet

Loading

Related posts

Leave a Comment